25 Şubat 2009 Çarşamba

Hazır mıyız ki neyiz?


Ankara konserine az kaldı, ve biz bugün son provamızı yaptık. Perşembe günü eşya toplamaca, cuma günü yola çıkmaca. Ayrıca bu konsere iki yeni parça hazırladık, yehu:)

8 Şubat 2009 Pazar

6 Şubat


Aslında bu konsere gelme ihtimalimi hiç düşünmemiştim. Yani, daha zaman vardı, üstelik ben İzmir'deydim, yani konser mekan olarak da, zaman olarak da çook uzaktı, düşünmek için mekan ya da zaman sıkıntım yoktu. Dolayısıyla da bu konser, 7pf2p İzmir'e gelinceye kadar bilinçdışı kalmıştı.

Peki ne oldu? Panik. "Gidebilir miyim ki", "gidebilirim aslında", "ama uzak", "ama 7pf2p", "ama Pink Floyd", "ama konser" falan derken 6 Şubat'ta, kendimi içimden rötar yapan uçağıma küfreder buldum. Akabinde de cuma gecesi trafiğine küfrettim, kendini ezik/eksik hissetmesin diye, elbet o da en güzel küfürleri hak ediyordu. Öyle ya da böyle, çeşitli rastlaşmalar ve buluşmalarla İstiklal Caddesi'nden geçtim ve soundchecke yetiştim (Burada eklemek isterim ki: Babylon konserinde soundchecke yetişememiş bir insanım ben. Zaten konser kayıtlarında sesim yok:)).

Ama bütün bu sinir hali, bütün bu panik, StudioLive'a girmem ve grupla bir araya gelmemle yerini mutluluğa ve huzura bıraktı. Sadece iki haftadır görüşmüyor olmak bile, benim açımdan, çok büyük bir özlem yaratmıştı, ve bunu grupla bir araya geldiğimde daha net hissediyordum. Dolayısıyla muhabbetler edildi, kontroller yapıldı, tonlar denendi, tekrar muhabbetler edildi, yemekler yenildi (bize) ve kapı açıldı, konser saati git gide yaklaşıyordu.


Aslında oldukça ilginç bir konser geçirdik. Pink Floyd çalmanın keyfi sabitti, ve biz yine sahnede mutluyduk, ama basçımız Hakan'ın sesi içeride zaman zaman kesiliyordu, bu da kısa bir ara vermemize neden oldu. Bir şekilde düzeldi, sonra konser esnasında gidip gelmeye devam etti, bir yandan dışarıdan duyulup duyulmadığını da anlamadığımız için tedirgindik.

Seyirci ise asıl ilginçliği sağlayan olguydu, zira, gerçekten bir barda bu kadar festival ortamı yakalamak zordur:). Gerçekten, bir an baktığımda sanki uçsuz bucaksız çimlerde konser veriyormuşuz gibi hissettim, herkes de oturmuş, çimlerde bağdaş kurmuş, keyifle dinliyor, şarkılara eşlik ediyor, hatta bazen hep beraber sallanıyordu. Yanlış mı gördüm bilmiyorum, ama sanırım konserde tanışıp, konser boyunca beraber takılan insanlar bile oldu. Başta birkaç kişi otururken, saatler ilerledikçe, muhtemelen yorgunluğun da etkisiyle, önümüzde oturan seyirci sayısı da arttı, bize ise ancak oturamadığımız için seyircileri kıskanmak düştü:).


Keyifli başlayıp, keyifli bitirdik konseri. Şimdi İzmir'den, pencerede sağnak yağmur eşliğinde yazıyorum bu satırları, ve bir hafta daha provalardan uzak olmanın burukluğunu yaşıyorum (-buruk kelimesini de kullandığıma göre, ver elini edebiyat..). Ama önümüzde Ankara konseri var, Ankara konserine de çok zaman var, hem yol da uzun, demek ki düşünmeye gerek yok...

Sonra düşünürüz:)

3 Şubat 2009 Salı

7PF2P StudioLive'da...


Evet, bir kez daha StudioLive'da konserimiz. İzmir yolculuğunun ardından grubun yarısı soğuk algınlığı türevi bilimum hastalıklarla mücadele etmek durumunda kalsa da 6 Şubat Cuma akşamı 7PF2P olarak sahnede olacağız.
İki konser arasındaki kısa zaman diliminde, çeşitli tatiller (malum yarı yıl tatili), iş seyahatleri, ve bunun gibi nedenlerle bazı provalarda eksik bir kadroyla çalışmak durumunda kalmamız (ki hastalıkların da etkisinden bahsettim yukarıda) bizi en çok zorlayan konular oldu.
Yine de geleceğe umutla bakıyoruz :)

7PF2P, 27 Şubat'ta Ankara yollarında...
StudioLive konseri sonrasında 27 Şubat'ta 7PF2P yeniden yollara düşecek ve Ankara DibSahne'de bu kez Ankara seyircisinin karşısına çıkacak.
Biz de neler olacağını merakla bekliyoruz...
Görüşmek üzere

Bu arada küçük bir hatırlatma:
7PF2P facebook sayfası
7PF2P web sitesi

26 Ocak 2009 Pazartesi

Başlarken...

"7PF2P'nin zaten bir web sitesi var (www.7pf2p.com), facebook'ta sayfası var, bu blog da nereden çıktı" diye kendime sorarken buldum bu sayfayı ilk açtığımızda... Kendime sormakla da kalmayıp buraya da yazdım.
Gerçekten bu blog nereden çıktı?

Öncelikle...
23 Ocak 2009 sabahı saat 07:00 sıralarında İzmir-BIOS konseri için İstanbul'dan yola çıktığımızda (wolkswagen volt-crafter aracın içindeyken) önümüzdeki iki üç günün bu kadar eğlenceli geçeceğini bilmiyordum. Yol sırasında yavaş yavaş bunları bir şekilde yazıya dökmenin güzelliklerini hayal etmeye başladık, sonrası da aslında oldukça kolay oldu, blogspot sağolsun.

7PF2P İzmir Yollarında...

Evet, açıkçası benim için bir hayaldi. Yaklaşık 17 yıl sonra tekrar İzmir'de bir konser vermek, hem de Pink Floyd Saygı Grubu olarak Pink Floyd çalmak başka bir şeydi.
Daha önce İstanbul dışında bir konser vermemiştik, kalabalık bir grup olduğumuz için sahne düzeni, ses sistemi vb konularda endişelerimiz vardı. Onun da ötesinde İzmir'deki seyircinin tepkisi konusunda da herhangi bir fikrimiz yoktu. Tüm bunlar aklımızda, yola düştük...


Titanik

Bu Yol Biter Mi ?

İzmir'e Giriş...

8 saatlik yolun ardından... Sahara Çölü üzerinden memleketimize yönelen toz bulutlarının taşıdığı çamurlu yağmur ve turuncu bir gökyüzünün altında Sabuncubeli Yokuşu'ndan aşağıya inmeye başladığımızda endişelerimize bir de "hava muhalefeti" eklenmişti. Yağmur neredeyse hiç dinmedi, Gazi Kadınlar Sokağı'nda BIOS'un önüne eşyalarımızı indirene kadar.

Sahneye Kuruluşumuz...
Hepimizin ortak endişesi olan "abi biz sahneye sığar mıyız?" sorusu hemen cevabını buldu. Sığarız bir şekilde... Soundcheck ve ortama, ses sistemine alışalım derken saat 20:00 olmuştu ve yaklaşık 11 saattir ayaktaydık. Çıkardığımız sesler fena duyulmuyordu.

SoundCheck @ Bios

Fonkol

Konser öncesi...
BIOS'un bizi çok iyi ağırladığını söylemek gerekli. Teşekkürler BIOS. Güzel bir akşam yemeğinin ardından ilk defa otele doğru yola koyulduk. Ne yazık ki sadece 1 saat vaktimiz vardı, duş, 30 dakika dinlenme ve yeniden BIOS'a doğru yolculuk...

King Crimson - ÜçBurun

06

Şaşı mıyım ben ?

Konser...
Saat 23:30:
BIOS'un içerisinde tek tük insanlar, müzik eşliğinde sohbet ediyor. Bir anda karşımda Özgür beliriyor. İlkokul arkadaşım, yaklaşık 25 senedir ilk defa görüşüyoruz. Konsere gelmiş.
Saat 23:25:
soru: "insanlar on ikiye doğru mu gelir?"
cevap: "cuma akşamı burası çok dolu olmaz ki!"
soru: "?"
Saat 23:40:
BIOS'un içerisinde adım atacak yer yok. Bu insanlar nereden çıktı, ne zaman geldiler?
Saat 00:00:
Sahnedeyiz.

İzmir seyircisi...
Herkes hep bir ağızdan şarkıları söylüyor, tempo tutuyor, dans ediyor... Gülümseyen yüzler, bağırarak şarkı söyleyenler, şaşkınlık, coşku... Seyircinin coşkusu bizi de etkiliyor. 7PF2P İzmir'de güzel bir gece yaşıyor. Tüm yorgunluğa rağmen yüzlerde tebessüm. Seyirciyi alkışlıyoruz. Teşekkürler İzmir.
...ve bu blog da bu şekilde başlıyor.
Görüşmek üzere...

Yörsan-SeeTheLight

Köfteci Ramiz

6pf @ Eskihisar